MNR MEDYA Saray 59 Haber Haftalık Dijital Gazete | Gündem 59 Haftalık Dijital Gazete | www.turkiyemhaber.com Haber Sitesi |www.gundem59.com.tr Haber Sitesi |www.saray59.com.tr Haber Sitesi • Reklam ve İhbar Hattı: 0542 289 44 59 MNR MEDYA ''Bölgenin en büyük ve en güçlü medya gurubu ''
🔴 CANLI ZİYARETÇİ
596241
TURKIYE HAVA DURUMU YUKLENIYOR...
🍽️REKLAM ALANIDIR 📞 0 542 289 44 59 📢 İLAN & REKLAM 📞 0542 289 44 59 🍔 REKLAM ALANIDIR 📞 0 542 289 44 59 📰 WHATSAPP İHBAR HATTI 📞 0542 289 44 59 🏡 REKLAM PAKET KAMPANYA 📞 0542 289 44 59
💬
SARAY59HABER SON SAYI GÜNDEM 59 SON SAYI REKLAM KATALOĞU
×

14 MAYIS BİLİMSEL ECZACILIK GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI

“Sağlıklı Yaşamda Toplum Eczaneleri – Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin Gücü:
Eczacı”Thank you for reading this post, don’t forget to subscribe!

DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI,
Ülkemizde bilimsel eczacılığın temellerini oluşturan ilk eczacılık sınıfının kurulduğu ve ilk
eczacılık dersinin verildiği tarih olan 14 Mayıs 1839’dan bugüne tam 187 yıl geçti.
187 yıldan bu yana mesleğimizi bilimsellik, etik ilkeler ve halk sağlığının korunması üzerine
inşa ediyoruz. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren 30 bini aşkın toplum
eczanesi ve kamuda, akademide, sanayide görev yapan 55 bin eczacı; sağlık sistemimizin en
yaygın, en erişilebilir ve en güvenilir sağlık noktası olarak hizmet sunmaktadır.
Türk Eczacıları Birliği bu yılki 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü temamızı:
“Sağlıklı Yaşamda Toplum Eczaneleri – Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin Gücü:
Eczacı” olarak belirledi.
Çünkü bugün dünyada sağlık sistemleri yalnızca hastalıkların tedavisi üzerine değil;
koruyucu sağlık hizmetleri, bağımlılıkla mücadele, erken tanı, kronik hastalık yönetimi,
yaşlı bakımı gibi toplum temelli sağlık hizmetleri üzerinden yeniden şekillenmektedir.

Dünyada özellikle COVID-19 dönemi sonrasında gelişmiş pek çok ülkede aşılama, kronik
hastalık takibi, danışmanlık ve risk değerlendirme gibi hizmetlerde eczane temelli halk
sağlığı yaklaşımlarının hız kazandığını görüyoruz. Eczaneler artık birçok ülkede birinci
basamağın etkin bir bileşeni haline gelmiştir.
Bugün eczanelerimizde sadece Sosyal Güvenlik Kurumu’na sunulan reçeteler bağlamında
baktığımızda yılda yaklaşık 508 milyon reçete işlem görmektedir. Bu sayı sağlıkla ilgili en
kritik noktalardan birinin eczaneler olduğunun açık göstergesidir.
Son TÜİK verilerine göre ülke nüfusumuzun hızla yaşlandığını ve buna bağlı olarak kronik
hastalık yükünün artış gösterdiğini biliyoruz. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü
verilerine göre son bir yıl içinde yaklaşık 30 milyon vatandaşımıza kronik hastalık taraması
yapılmış ve 7 milyon yeni tanı konulmuştur. Bu yeni tanıların;

 6 milyonu obezite,
 700 bini kardiyovasküler risk,
 150 bini hipertansiyon,
 500 bini diyabet tanılarından oluşmaktadır.
Bunların yanı sıra her 5 kişiden 3’ünün kronik hastalık riski altında olduğunu görüyoruz.
Bu veriler bizlere daha güçlü bir birinci basamak sağlık sistemine, daha yaygın koruyucu
sağlık hizmetlerine ve sahadaki sağlık profesyonellerinin daha etkin kullanılmasına ihtiyaç
olduğunu göstermektedir.
İşte tam da bu nedenle eczacının sağlık sistemi içerisindeki rolünün güçlendirilmesi
artık zorunluluktur.

Eczanelerimiz;
 kolay erişilebilir yapısıyla,
 yaygın hizmet ağıyla,
 bilimsel danışmanlık kapasitesiyle koruyucu sağlık hizmetlerinin en güçlü
paydaşlarından biri olmalıdır.
İlaç-eczacılık alanımızdaki mevzuat ve uygulamalar bu çerçevede yapılandırılmalıdır.
Kronik hastalıkların yönetiminde, koruyucu sağlık hizmetlerinde, bağışıklama
hizmetlerinde, çoklu ilaç kullanımına bağlı risklerin azaltılması ve ilaç etkileşimlerinin
denetlenmesi gibi güvenli ilaç kullanımına ilişkin alanlarda verilecek sağlık hizmet
sunumları;
 gereksiz kamu harcamalarını azaltır,
 erken risk tespiti sağlar ve
 ulusal ölçekte veri üretir.
Bu hizmetlerle aynı zamanda hasta sağlığı ve memnuniyeti artar, sağlığa güven güçlenir.
Eczacılar, kamuda, hastanelerde, akademide, ilaç endüstrisinde, kooperatif ve depolama
ağlarında, meslek örgütlerinde görev yapmaktadır. Ayrıca ilaç politikalarının belirlendiği
stratejik birimlerde, denetim ve ruhsatlandırma süreçlerinde, geri ödeme sistemlerinin
yönetiminde, uzmanlıklarını sürdürmektedirler

Hastanelerde önemli ilaç bütçelerini yöneten, ilaç temini, stok yönetimi ve ilaç güvenliği
süreçlerini yürüten meslektaşlarımız yüksek bir sorumluluk bilinciyle görevlerini yerine
getirmektedir. Buna karşın kamu eczacıları; kadro sayısındaki yetersizlik, özlük haklarının
ve ekonomik taleplerin karşılanmaması, elverişsiz çalışma ortamları, eczacının personel
tanımında hak ettiği konumda bulunmaması gibi yapısal sorunlar yaşamaktadır.
Bu sorunların artık aşılmasını istiyoruz.
Çünkü kamu eczacılığı güçlendirilmeden ve klinik eczacılık uygulamaları
yaygınlaştırılmadan sağlık sistemimizin etkinliğini, verimliliğini ve kalitesini kalıcı olarak
artırmak mümkün değildir.
Genç meslektaşlarımızın içinde bulunduğu istihdam darboğazı, mesleğimizin en yakıcı
sorunlarının başında gelmektedir.
Plansız açılan fakülteler ve kontenjan artışları nedeniyle, artık ülkemizde eczacılık
alanında ciddi bir istihdam krizi yaşanmaktadır.
2001 yılında yalnızca 8 olan eczacılık fakültesi sayısı bugün 64’e ulaşmıştır. Buna karşın
fakültelerin yalnızca 19’u tam akredite eğitim verebilmektedir.

Sağlık alanındaki bir mesleğin mensuplarının işsiz bırakılması, ülkenin en büyük gücü
olan genç insan sermayesinin heba edilmesidir.
Bununla birlikte iş bulamayan eczacıların karamsarlığa itilmesi, mesleklerinden ve
toplumsal yaşamdan koparılmasıdır. Son yıllarda bu hatanın kısmen fark edildiğini ve sınırlı
da olsa bazı düzeltici adımlarla fakülte kontenjanlarının azaltıldığını görüyoruz. Ancak
sorunun kalıcı çözümü için daha planlı ve kalıcı adımlar gerekmektedir. Bunun için:
Yeni eczacılık fakültesi açılışları durdurulmalıdır,
 Kontenjanlar ülke ihtiyaçları doğrultusunda bilimsel verilere dayalı olarak yeniden
belirlenmelidir,
 Eczacılık eğitimi başarı sıralaması 50 bin ile sınırlandırılmalı,
 Eğitimde kalite ve akreditasyon esas alınmalıdır,

 Akademik kadrosu yetersiz fakültelerde yeterli öğretim üyesi kadroları açılarak
eğitim standartları yükseltilmeli, teknik altyapı eksiklikleri giderilmelidir,
 Genç eczacıların istihdamı için kamu eczacılığı, klinik eczacılık ve endüstri eczacılığı
alanlarında yeni, nitelikli ve sürdürülebilir istihdam modelleri oluşturulmalıdır.
Birinci basamak sağlık hizmetlerinin en önemli unsurlarından biri olan eczanelerimizde
sunulan sağlık danışmanlığı ve ilaç hizmetleri 6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında
Kanun ile düzenlenmektedir.
Mesleğimizin geleceğini doğrudan etkileyecek yasal düzenlemeler için ihtiyaçların
tanımlanması, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ilgili tüm paydaşların değerlendirmeleri ve
şeffaflık ilkeleri doğrultusunda ele alınmalıdır.
Türk Eczacıları Birliği ve 59 Bölge Eczacı Odamızın ortak yaklaşımı nettir: Eczacılık
mevzuatında yapılacak düzenlemeler; meslek örgütünün görüşü alınarak, kamu yararı
ve toplum sağlığı odağında hazırlanmalıdır.
Eczacılık mesleğinin geleceğini, özgür ve bağımsız eczane modelini ve toplum sağlığını
riske atacak hiçbir yaklaşımı kabul etmiyoruz.

Eczacılığı basit bir ticaret faaliyeti haline getiren, ilacı ve sağlığı meta olarak gören
anlayışlara karşı olduğumuzu açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz.
 OECD verilerine göre Türkiye’de sağlık harcamalarının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla
içindeki payı yaklaşık %5,3 düzeyindedir. OECD ortalaması ise %9,3 seviyesindedir.
 Kişi başı ilaç harcamasına bakacak olursak OECD ülkelerinde bu rakam ortalama 570
dolar seviyesindeyken, Türkiye’de son 10 yılın en düşük seviyesi olan yaklaşık 131
dolar düzeyindedir.
OECD ortalamasının oldukça altında kalan bu oranlar, Türkiye’yi OECD ülkeleri
arasında son sıralara yerleştirmektedir.
Sağlığa ayrılan kaynağın bu seviyelerde olması, doğrudan ilaç politikalarına da
yansımaktadır. Son yıllarda özellikle yenilikçi ve yüksek maliyetli yeni nesil ilaçların
Türkiye pazarına girişini olumsuz etkilemektedir. Nitekim küresel ilaç şirketleri, düşük
geri ödeme seviyeleri ve kur baskısı nedeniyle Türkiye’den yavaş yavaş çekilmekte veya
çok sınırlı sayıda yeni nesil ilaçla Türkiye pazarına girmektedir. Bu durum artık sıkça
yaşadığımız bir sorun halini almıştır ve en çok da hastalarımız zarar
görmektedir.Avrupa’da yenilikçi ilaçların erişim oranı yaklaşık %46 düzeyindeyken,
Türkiye’de bu oran %3 seviyelerine kadar gerilemiştir.

Tekirdağ Eczacı Odası olarak özellikle vurgulamak isteriz ki; ilaç yoklukları eczacıların
iradesiyle ortaya çıkan bir durum değildir. Zira eczacılar olarak amacımız, bütün
hastaların güvenli, etkili ve erişilebilir biçimde ilaçlara ulaşmasını sağlamaktır. Sorunun
temel nedeni ilaç fiyatlandırma politikalarının mevcut ekonomik koşullar göz ardı edilerek
belirlenmesidir.
Ülkemizde yerli ilaç üretiminin stratejik bir ulusal hedef olarak önceliklendirilmesi artık
bir zorunluluktur. Akademik birikimimiz, yetişmiş insan kaynağımız ve Ar-Ge kapasitemiz,
bu üretimi başarıyla gerçekleştirebilecek düzeydedir. Ancak bu potansiyelin hayata
geçirilmesi için güçlü, istikrarlı ve uzun soluklu bir devlet politikasına ihtiyaç
duyulmaktadır. Kendi ilaçlarımızı ülkemizde üretmediğimiz ve dışa bağımlılığı kırmadığımız
sürece, ilaç yoklukları kronik ve yapısal bir sorun olarak varlığını sürdürmeye devam
edecektir.
Mesleğimiz bugün; artan işletme maliyetleri, ilaç yoklukları, istihdam baskısı ve ekonomik
zorluklar karşısında çok katmanlı bir mücadele vermektedir. Bu yalnızca mesleki değil, aynı
zamanda halk sağlığının geleceğine ilişkin bir mücadeledir.
Bu nedenle eczacılık mesleğinin sorunları; günü kurtaran geçici yaklaşımlarla değil, akılcı,
kalıcı ve sürdürülebilir politikalarla ele alınmalıdır.

Biz Eczacılar;
 Halk sağlığını,
 Mesleğimizin bilimsel niteliğini,
 Eczacının mesleki bağımsızlığını, sürdürülebilirliğini
 Vatandaşlarımızın güvenli ilaca erişim hakkını kararlılıkla savunmaya devam
edeceğiz.Hastalarımızın ilaca ve sağlık ürünlerine en doğru danışmanlıkla ve en
güvenilir şekilde erişebileceği tek adres eczanelerimizdir. Eczanelerimizin
sunduğu birinci basamak sağlık hizmetinin sürekliliği, ancak ekonomik olarak
güçlü ve mesleki bağımsızlığı korunmuş bir eczane yapısıyla mümkündür. Son
olarak Bilimsel eczacılığa, halk sağlığının korunmasına, mesleki değerler ile etik
ilkelere olan bağlılığımızı vurguluyor; ülkemizin dört bir yanında görev yapan tüm
meslektaşlarımın 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nü kutluyorum.
Ecz.Adem TUNÇ
Yönetim Kurulu Başkanı

Yorum gönder

MNR MedyaTÜRKİYEM HABER

TÜRKİYE ve DÜNYA gündemini tarafsız, hızlı ve doğru şekilde sunan dijital haber platformu.

© 2025 MNR Medya TÜRKİYEM HABER - Tüm hakları saklıdır

| Powered By SpiceThemes