KILIÇDAROĞLU’NDAN EGE VE DOĞU AKDENİZ ÇAĞRISI: “TÜRKİYE BÖLGENİN KOÇBAŞIDIR”
Gaziantep’te bir dizi ziyaret gerçekleştiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; esnaf temsilcileri, iş dünyası ve partililerle bir araya geldi. Türkiye’nin dış politikadaki adımlarına ve iç ekonomideki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’deki haklarını kararlılıkla araması gerektiğini söyledi.
Gaziantep Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile Gaziantep Ticaret Odası’nı ziyaret eden Kılıçdaroğlu, ardından katıldığı rozet takma töreninde bölgesel gelişmelere dikkat çekti.
“LİBYA ANLAŞMASI BAŞARILIDIR, EGE VE DOĞU AKDENİZ’DE DE HAKLARIMIZI ARAMALIYIZ”
Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasının Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirten Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Libya ile Türkiye arasında imzalanan anlaşmanın Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmesi olağanüstü güzel ve başarılı bir adımdır. Şimdi biz Ege’deki haklarımızı da aramak zorundayız. Doğu Akdeniz’deki haklarımızı da aramak zorundayız. Kim ne derse desin Türkiye, Orta Doğu’nun koçbaşıdır. Bölge halklarıyla akrabalık bağlarımız var ve bu ilişkileri her alanda geliştirmeliyiz.”
“ESNAF BAKANLIĞI KURULMALI”
Esnafın zincir mağazalar karşısında zorlandığını ve rekabet gücünü kaybettiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, bu sorunların doğrudan çözümü için “Esnaf Bakanlığı” kurulması yönündeki önerisini yineledi. Esnafın kredi erişiminde ve yüksek faiz oranlarında büyük sıkıntılar yaşadığını vurguladı.
“ÜRETİM ZİNCİRLERİ YENİDEN YAPILANDIRILMALI”
Gaziantep Ticaret Odası ziyaretinde sanayideki istihdam ve üretim sorunlarına değinen Kılıçdaroğlu, tekstil başta olmak üzere bazı sektörlerdeki yatırımların yurt dışına kaymasının büyük bir kayıp olduğunu ifade etti.
Mevcut ekonomik yapının sürdürülebilir olmadığını kaydeden Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin üretim zincirlerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini söyledi. Anayasa tartışmalarına da temas eden Kılıçdaroğlu, her şeyden önce siyasi etik ve şeffaflığı sağlayacak bir “Siyasi Ahlak Kanunu”na ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
